20 Eylül 2007

Rüyasını Hatırlayanın Büyük Keşfi


Rüyamda bir trendeyim ve yanımda çok eskiden beri tanıdığım, çok eskiden beri beni tanıyan, eski diyip artık kimseye bahsetmediğim sırları, yaşandığı/yaşanmadığı için unutulmamış/özlenmiş günleri bilen, tanık olan insanlar var. Tren çok ferah ve ben çok huzurluyum. Taa ki ahşap bavulumu kaybettiğimi anlayana kadar. Bu bavul hala babannemin evinde, bir divanın altında durur. İçi düğme ve kumaş doludur. Hep yanımda getirmek isterim, ama babanneme tekrar gittiğimde divanın altında onu göremeyecek olmanın verdiği kötü his baskın gelir; “bir dahaki” sefere diyip almadan dönerim. İşte o bavulla yolculuk ediyormuşum ben ve içinde ne olduğunu bilmesem de kaybetmemem önemliymiş. Kompartmanlar arasında yürürken dışarıdan sarı bir ışık geliyor, sadece ileriye aydınlatıyor ve arkam hep siyaha kesiliyor. Dönüp baktığımda hepsi herkes herşey gölge grisi... İleri baktığımda başka başka insanlar rengarenk bana gülümsüyor. Böyle böyle makinistin olduğu bölmeye kadar geliyorum. Makinist arkasını döndüğünde görüyorum ki o aslında Nazlı’ymış. Yüzünde oldukça kendine güvenli bir ifade, üstünde parlak kırmızı kumaştan ve göğüslerini ortaya çıkaran bir bluz... treni o kullanıyormuş. Yani benim trenimi. Daha da acısı, artık arkamdaki herşey siyah ve gri. Önümdeki tek kişi – yani Nazlı – sarının türlü tonlarında ışıklanmış yüzü ile apaçık, her zamankinden daha görünür ve aydınlık. Bense hem aydınlık hem karanlık. Aslında onu oracıkta öldürmeli ve kontrolü ele geçirmeliyim; ama çok özlemişim. Yanına oturup yüzünü seyre dalıyorum. Sonra ne oldu inanın hiç hatırlamıyorum.

Vapurda yanıma oturan çilli kız gazetenin Cumartesi ekini çıkartıp “Rüya Yorumları” yazısını okumaya başlamasaydı, hadi diyelim başladı, ben sıkıntıdan göz ucuyla yazanları okumaya çalışmasaydım, hadi diyelim okudum, Freud’a göre trenin GEÇMİŞ i ifade ettiğini görmeseydim; bu rüyayı hatırlamazdım. Ve şimdi biliyorum ki, benim trenime yön veren, yani yaşanmış olanı nasıl algıladığımı ve yaşanmamış olanı nasıl algılayacağımı belirleyen kişi Nazlı. Bunun 35 yaşında, evli ve akşam kayınpederiyle tavla atacak olan bir adama nasıl bir acı verdiğini tahmin edemezsiniz. Belki de rüyalar üstüne fazla düşünmeden hayra yormak en iyisi. Belki de hiç hatırlamamak, unutmak...

6 yorum:

Adsız dedi ki...

ruyakar.org sitesine bir göz atmanı tavsiye ederim. bu rüyaya bakılırsa seveceğin bir site olacak.

r dedi ki...

Berfucum bizi böyle ikişer ikişer alıştırma valla :D hep çok isteriz daha da çok isteriz.

Deniz Ural dedi ki...

Samim mi ki bunu anlatan? (Ben taktım galiba kendisine:))

KuzeyGüney dedi ki...

Denizcim, Samim "Falcılar Birliği" ndeki adam. Bu yazıdaki anlatıcının adını henüz bilmiyorum. Kendisini "Haırlayanın Yeniden Yaratılan Hikayesi" nden de 'hatırlayabilirsin'. Bellek etiketi altındaki yazılardan.
Samim daha sonra birşeyler anlatabilir belki. Henüz bana bişi söylemedi:)

tehanu dedi ki...

bu gece dis gicirdatan ruyami konusurken henuz bu oykunu okumamistim. "yani yaşanmış olanı nasıl algıladığımı ve yaşanmamış olanı nasıl algılayacağımı belirleyen " ler uzerine bir seans isterim. hatta bir de yetmez, gel terapi yapalim sana daha cok kazandiririm :)elinize saglik efem

Deniz Ural dedi ki...

Daha isterük